Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ayson Karabağ

Mimar Sedat Yalçınkaya’dan Deprem İçin Acı Gerçekler

Mimar Sedat Yalçınkaya’dan Deprem İçin Acı Gerçekler

 

İBB’nin ve Kandilli Rasathanesi işbirliği ile hazırlanan Olası Büyük İstanbul Depremi Kitapçığı acı gerçekleri ortaya koymaktadır.

Bu rapora göre değerlendirmeye alınan binaların yapım yılı, yapım türü, kat sayısı, nüfus yoğunluğu, teknik alt yapı sistemleri ve olası ihtiyaçlar açısından ele alınmıştır.

Mw=7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde, Bakırköy’deki binaların ortalama %21’inin hasar görmeyeceği tahmin edilmektedir. Binaların ortalama %33’ünün hafif, %28’inin orta, %11’inin ağır ve %7’sinin de çok ağır hasar görmesi beklenmektedir. Bakırköy’de, analiz edilen toplam bina sayısı 11.950’dir. Ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarının, onarılamayacak boyutta olabileceği ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gereğinin ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Öte yandan, orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşası çoğunlukla daha uygundur. Senaryo depreminde, Bakırköy’deki binaların ortalama %46’sının (yaklaşık 5.482 bina) orta ve üstü seviyede hasar göreceği tahmin edilmektedir. Yaklaşık 6.468 binanın ise, hasarsız veya hafif hasarlı olması beklenmektedir.

Bakırköy Belediyesi bu konuda insanları daha da bilinçlendirmeli bunun için mahalle toplantıları, duyuruları, kentsel dönüşüm ve yenileme için bilgilendirmede bulunmalıdır. Bu konuda bizler gibi mimar ve mühendislere çok iş düşmektedir. Halkı iyi bir şekilde aydınlatmak, halk ile müteahhitler arasında arabulucu olmak gibi vicdani açıdan büyük görev düşmektedir.

Bu konuda Bakırköy’ün planlarında gerek teknik gerek gösterimsel sıkıntıların olduğunu ve hak mağduriyetlerinde olduğunu halkımızdan öğreniyoruz. Kentsel yenileme ve dönüşüm için İBB’de iptal edilen planlar teknik açıdan tekrar ele alınmalı hak mağduriyetleri giderilerek tekrar İstanbul büyükşehir belediyesinin kapısı çalınmalıdır.

Buradan Belediye Başkanımız Sn. Bülent Kerimoğlu’na sesleniyorum. Lütfen bu konuda çalışmalarınızı ilçemizde yaşayanlar ve değer verenler için hızlandırın.

DEPREM RAPORU ÖZETİ

Bu çalışma ile 2019 yılında DEZİM ve KRDAE Deprem Ana Bilim Dalı işbirliği ile hazırlanan

İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi kapsamında üretilmiş

olan veriler; DEZİM tarafından Bakırköy ilçesi için mahalle bazlı olarak yeniden derlenmiş ve

Bakırköy ilçesine öznel analizler ve haritalamalar yapılmıştır.

Buna göre Mw=7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde, Bakırköy’deki binaların ortalama

%21’inin hasar görmeyeceği tahmin edilmektedir. Binaların ortalama %33’ünün hafif, %28’inin

orta, %11’inin ağır ve %7’sinin de çok ağır hasar görmesi beklenmektedir. Bakırköy’de,

analiz edilen toplam bina sayısı 11.950’dir. Ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarının, onarılamayacak boyutta olabileceği ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gereğinin ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Öte yandan, orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşası çoğunlukla daha uygundur. Senaryo depreminde, Bakırköy’deki binaların ortalama %46’sının (yaklaşık 5.482 bina) orta ve üstü seviyede hasar göreceği tahmin edilmektedir. Yaklaşık 6.468 binanın ise, hasarsız veya hafif hasarlı olması beklenmektedir.

Geçmiş depremlerde yaşananlar, can kaybı ve yaralanma oranlarının kadın ve çocuklarda

daha fazla olduğunu göstermiştir. Geçmiş dönem deprem sonrası istatistikleri, can kayıplarının büyük çoğunluğunun sarsıntı sırasında, daha az kısmının ise binadan çıkmaya çalışırken ya da kurtarılmayı beklerken meydana geldiğini göstermektedir. Yaralanmaların ise yaklaşık yarısının, sarsıntı sırasında, diğer yarısının ise deprem sırasında veya sonrasında binadan çıkmaya çalışırken meydana geldiği gözlemlenmiştir.

Mw=7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminin, en kötü senaryo olan gece meydana gelmesi

halinde, Bakırköy’de ortalama 1.046 civarında can kaybı meydana gelebileceği, yaklaşık

581 kişinin ağır yaralanabileceği ve 2.701 kişinin de hastane şartlarında tedavi görmesi

gerekebileceği öngörülmektedir.

Deprem nedeni ile meydana gelen bina hasarlarının önemli bir etkisi de binaların barındırma özelliğini kaybetmesidir. Acil barınma ihtiyacının belirlenerek, bunun karşılanması için gerekli ön planlama ve çalışmaların yapılması, özellikle yoğun yapılaşmaya maruz metropol alanlarda

beklenen depremler için kritik önemdedir. Deprem sonrası insanların, hasarlı olmasa da

binalara girmeyip bir süre dışarıda olmayı tercih etmeleri de genel resmi ağırlaştıran bir

durumdur. Bakırköy’de Mw=7,5 senaryo depremi sonrasında yaklaşık 28.910 hanelik acil barınma ihtiyacının ortaya çıkacağı tahmin edilebilir. Hane başına 3 kişilik nüfus kabulüyle, yaklaşık 86.730 kişinin acil barınma ihtiyacı olacağı beklenmektedir. Bu tahminlerde de depremin oluş şekline göre, hasarlarda gördüğümüze benzer belirsizlikler bulunmakta olup, deprem sonrası gerçekleşen acil barınma ihtiyacı içindeki nüfus verilen değerin altında veya üstünde gerçekleşebilir.

Haziran 2020 63 Yüksek binalar deprem etkileri altında tekil olarak incelenmeli, yapısal hasar ve bunlardan kaynaklanması olası kayıpların yanı sıra yapısal olmayan unsurların (giydirme dış cepheler, su ve elektrik altyapısını oluşturan sistemler, mekanik, elektrik ve elektronik donanım unsurları, ara duvar ve asma tavanlar gibi mimari unsurlar vb.) hasar görmesiyle oluşabilecek kayıplar

ve diğer sosyo-ekonomik kayıp olasılıkları titizlikle değerlendirilmelidir.

İstanbul İGDAŞ doğalgaz şebekesi, İSKİ içme suyu ve atık su şebekelerinde senaryo depremi sonucu beklenen hasarların tahmini, bu şebekelerin, coğrafi ölçekte noktasal (dağıtım istasyonları) veya yayılan/uzayan (boru hatları) unsurları için başlıca iki grupta yapılmıştır. İGDAŞ boru hatlarında, Bakırköy ilçesinde 15 noktada onarım ihtiyacının oluşabileceği tahmin edilmektedir. Bu rakam, doğal gaz boru hatlarında meydana gelecek tekil sızıntı veya kırılma vakalarının sayısından ziyade hücre başına hesaplanan onarım ihtiyacı sayılarının toplamını ifade etmektedir. 5.482 civarında orta ve daha üst seviyedeki hasarlı binalarda bulunan doğal

gaz servis kutusunu devre dışı kalması olasılık dâhilindedir. İSKİ içme suyu şebekesinde senaryo depreminde 17 noktada, atık su şebekesinde ise 48 noktada onarım ihtiyacının oluşabileceği hesaplanmıştır. Bu değerler, içme suyu veya atık su boru hatlarında meydana gelecek tekil sızıntı veya kırılma vakalarının sayısından ziyade hücre başına hesaplanan onarım ihtiyacı sayılarının toplamını ifade etmektedir.

İstanbul gibi özellikle eski ilçe, semt ve mahallelerinde dar yolların, sayısal anlamda yoğun ve hasar görebilirliği yüksek bir bina stokunun bulunduğu kentlerde, depreme bağlı bina göçmelerinin meydana gelmesi durumunda veya binaların ağır hasar gördüğü hallerde yollar kapanabilmekte ve bu durum deprem sonrası her türlü kurtarma ve yardım operasyonunu çok zorlaştırmakta ve zaman zaman imkânsız hale getirmektedir.

Eğitim, sağlık, spor, kültür, din, konaklama, ticaret ve sanayi gibi kentsel işlevlerin deprem

sonrasında mümkün olan en kısa zamanda eski haline dönmesi, sosyal ve ekonomik olarak büyük önem taşımaktadır.

Bu raporda sunulmuş olan bütün tahminler, deprem mühendisliği literatüründe yer alan,

analitik çalışmalara veya depremlerde yaşanmış deneyimlerden yararlanarak oluşturulmuş ampirik modellere dayanmaktadır. Bu modeller, bütün istatistiksel modellerde olduğu gibi

kabullere dayanmakta ve çeşitli belirsizlikler içermektedir. Sunulan sonuçlar kullanılan

modellerden elde edilen ortalama değerlerdir. Gerçek bir depremin yaratacağı kayıpların bu

raporda sunulan sonuçlardan farklı olması kaçınılmazdır.

Bu tip deprem kayıp tahmini analizlerinin (İBB 2001, 2009, 2019), belli periyotlarda

güncellenmesi çok önemlidir. Yapılan tahminlerin güvenilirliğini arttıran en önemli unsur, envanter bilgisidir. İhtiyaç duyulan veri gruplarının ilgili kurumlar tarafından etkin bir şekilde güncellenmesi ve paylaşımı, deprem risk analizlerinde doğruluk payını artıracak ve böylelikle karar alma süreçlerini de en doğru şekilde yönlendirilebilecektir. Bu noktada ilçe belediye 64 başkanlıklarının da kritik bir paydaş olduğu ve güncel bina envanterinin üretilmesinde etkin bir rolü olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma ile Bakırköy’deki öncelikli risk bölgeleri ve kritik mahalleler ortaya konmuş ve karar vericilerin afet riskini azaltmaya yönelik tüm adımlarında yol gösterici nitelikte veriler üretilmiştir.

Bu doğrultuda alınabilecek önlemler açısından ilçenin kentleşme karakterine bakıldığında,

Bakırköy’de yapıların büyük oranda 1-4 kat aralığında yer aldığı görülmektedir. Yapı yaşları baz alındığında ise yapıların yaklaşık %84’ünün 2000 ve öncesi yıllarda inşa edildiği tespit edilmiştir. Deprem kaynaklı riskin azaltılmasına yönelik eylemlerde, önceliğin bu yapı grupları

olması gerektiği düşünülmektedir. Risk azaltma eylemleri planlanırken de tekil yapı ölçeğinde değil, en azından ada bazlı veya bölgesel yaklaşımların benimsenmesi önemlidir. Üstyapı odaklı çözümlemelerin yanında, altyapı sisteminin de sürdürülebilir ve dayanıklı nitelikte olması bütüncül bir çözümleme için gerekli görülmektedir. Yapısal eylemlere ek olarak, ilçe genelinde uygulanabilecek eğitim, farkındalık ve görünürlük çalışmaları ile vatandaşların afet

riski farkındalığının ve bireysel önlem seviyelerinin arttırılması, riskin azaltılmasında kritik öneme sahiptir.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER