Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sandalye  ve Masa Mobilyacı  , Turgay Yücel, “İnsan Hayatta Ne İstediğini Anlamalı”

Sandalye  ve Masa Mobilyacı 

Sandalye  ve Masa Mobilyacı  , Turgay Yücel, “İnsan Hayatta Ne İstediğini Anlamalı”

Gazeteci Ayson Karabağ ile söyleşi yapan mobilyacı Turgay Yücel, 45 yılı geride bıraktığı ve edindiği tecrübe ile şimdiki aklı olsa neler yapardı neler yapmazdı? Kendine ayna tutsa kendi eksiklerini nasıl görürdü?

Turgay Yücel Kimdir? Yakından Tanıyalım…

20.10.1955 Kastamonu Avan doğumluyum. İlkokul mezunuyum. Ortaokul terk öğrencilerden biriyim. Çocukluğum hareketli olduğu için okuma sevgisi tadamadım, okuyamadım. Askerlikten sonra mobilyacılığa başladım. Evli ve 4 çocuk babasıyım. Benim okulum müşterilerim oldu. Ben kendimi gelen giden müşterilerimden aldığım bilgi ile yetiştirdim. Keşke okul sınıflarından geçseydim, okusaydım. Belki başka beceri yönümü de çıkarabilirdim. Ama bana nasip olmadı. Ben kendimi mobilya sektöründe sanat öğreneyim diye babam beni hemşehrimizin yanına verdi.

Mobilya Sektörüne Girdiğimiz Zaman Pek çok Marka Yoktu

Kendinizi sorgularken, ayakta kalmanın koşullarını da öğreniyorsunuz. Deneyimli Gazeteci Yazar 45 yılımı değerlendiriyorum. Çok şanslıydım. Çok değerli insanların sofrasında oturdum. Çok değerli iş insanlarının yanında oldum. Ama gözlerim içinde yanı başımda nice markalar çıktı. Bizde seyirci olduk. Hz. Ali’nin bir sözü vardır: “Zenginliğin en iyisi akıl zenginliği” Biz okumayı, bilgiyi ihmal ettik. Ufkumuzu geliştiremedik. Şimdi gençlere diyorum ki, beni Cenab-ı Allah seyirci olarak gözlemleme olarak bıraktı. Gözlerim önünde çok firmaların başarılarını izledim. Şimdi diyorum ki, iş kuran firma sahipleri, birinci olarak basın danışmanınızı seçin, ikincisi muhasebecinizi seçin, üçüncüsü avukatınızı seçin, dördüncüsü pazarlama müdürünü bulun, beşincisi ise asistan sekreterlerini seçin. Bunlar el ele vererek, gönül gönüle vererek yolda adam değiştirmeden, hedefinize yürümeyi yolda kendinizi geliştirmeyi her gelen teklifi iyi dinlemeyi unutmayın. Dinleyen toplayandır, konuşan tüketendir. Bilgileri toplamasını bilin. Sırrınızı içinizde geliştirin, örgüt kültürü gibi çalışın. Yeni bir ürün çıkardığınızda, reklamını yaparak pazarlamanızı doğru yolda, doğru kişilerle yola çıkarak hedefinize daha erken varmış olacaksınız. Yine fırsat var, yine imkân var. Siz bizden daha şanslı bir dönemdesiniz, ama o kadar da zor bir dönemdesiniz. Her şeyin çok ve bol seçeneklerin içindesiniz. Her şey elinizin altında ama elinizin altındaki fırsatları da iyi kullanmak gerekir. Tüketici aynı tüketici. Tüketiciyi özendirecek, inandıracak, sevdirecek, harekete geçirecek çalışmaları yapmak gerekir. Yazıda okuyacak ilgi çekecek, reklamda, özendirici, inandırıcı fark yaratan filmler olması gerekir. Onun için etrafınızda her kişi reklamcı, bize reklam doktoru değil, bize reklam profesörü veya cerrahı gerekir. Elma ile armutu kıyas yapmamak gerekir. Onun için içinde bu zamanda doğruyu bulmak çok zor. Doğruyu bulmak içinde çok farklı bakış açısı olacak, çok farklı vizyon olacak. Askerliğe İstanbul’a geldim. Askerlik bitti ve ben artık İstanbul’da yani gurbette kalıp ekmeğimi kazanmak için çalışmaya başladım. O dönemde benden önce amcamın oğlu Uğur Yücel gelmişti İstanbul’a. Şimdi Türkiye’nin ve dünyanın tanınmış sanatçısı oldu. Sanatçı hayallerini gerçekleştirdi, Her filmiyle, her dizisiyle ailemizi gururlandırdı. Biz de onla gurur duyduk. Kastamonu Avan doğumlu sanatçı çıkması bizim ilçe içinde gurur kaynağı olmuştur. İstanbul gibi yerde ekmek aramaya geldim. 1977 yılında her taraf kalite, her taraf aydın insanlar… İstanbul kültürü olan bir yer. İstanbullu insanlarla konuştuğunuzda, kıskanıyordum. Çok kaliteli, çok aydın çok da mütevazı insanlardı. Bizler için hep el ele verdiler, o dönemde bize düşen fırsatlar çok vardı. Ama biz Demirkapı’dan dışarı çıkamadık.

Siz Nasıl Mobilyacılık Yaptınız?

Askerlikten sonra bizim mobilyacı hemşehrimizin yanına verdiler. Allah Rahmet Etsin Nejat Akdan disiplinli bir abimizdi. Onun yanında yetişmem için başladım. O şekilde mobilya sektörünün içinde buldum kendimi. Mobilya sektörü çok harika bir sektördür. Ama kıymetini bilmek gerekir. Bilginizi, becerinizi mobilyada kullanma döneminin olduğunu fark edememiştim. Bizim dönemimizde, biz üretip malı hazırlayarak malı dükkâna koyarak satan mobilyacılardık. Ama o dönemde resimden model gösterip sipariş alan firmalar da vardı. Biz malın bekçiliğini yaparken, biz ustaların haftalığını kredi alarak öderken onlar ise, ustaları ucuz paralara çalıştırmasını biliyorlardı. Biz bilmedik, Biz hep kendimize göre doğru yolda yürüdüğümüzü biliyorduk.

Dünyada yazarlar var, yönetmenler var, oyuncular var, seyirciler var. Biz alanımızda hep seyirci olduk. Şimdi genç mobilyacı kardeşlerime diyorum ki, her yerde adamlarınız olsun, iletişimi güçlendirin, çevrenizi genişletin, dost kazanmasını öğrenin, çevre edinmesini bilin, öğrenin yolda fırsatları kendinize çekmesini öğrenin. Bunu yaparken kendi mutfağınızda kendi adamlarınızla hazırlık yapın ki, ortaya işin başarısı çıksın.

Hepimiz kendi yolumuzu arıyoruz. Malum neden buradayım, hayattaki amacım ne sorusunu soruyoruz. Sorular bir şekilde herkesin karşısına dikiliyor. Zamanı belli değil ama mutlaka oluyor. Kimimiz bunu sorgulamaya başlayıp, hayatını değiştiriyor, kimimiz de görmezden gelip bir süre daha farkında olmadan yaşıyoruz. Ama sonra hata yine aynı hikâyeleri karşımıza getiriyor. Bir zamandan sonra görmezden gelemiyorsunuz, mecbur kalıyorsunuz, direnmeyi veya kendini dinlemeyi seçiyorsunuz.

Önümüzdeki Dönemde Gerçekleştirmek İstediğiniz Başka Ne Gibi Hedefler ve Heyecanlar Var?

Yaşamak, nefes almak başlı başına heyecanlı bir hedef. Neler getireceğini bilmediğimiz için çok da çekici hayat. Hayat iştahımızı tüketmesin, sağlık olsun isterim. Çevremde mobilyacı sitemizde bir komşunun başarısını göreyim, içimizde birinin başarı hikâyesini yaşayayım bu bana yeterlidir. Bu günlere şükürler olsun, belki yaratan beni gözlemlemek için burada 45 yıl duracaksın dedi. Bir söz vardır, “Yuvarlanan taş yosun tutmaz” Biz yerimizde bekledik, güvenimizi ve dürüstlüğümüzü koruduk. Bu da sermaye kadar kıymetli. Onun için gençlere, tecrübemle ışık olmak, yol göstermek istiyorum. Başarılı mobilyacılar, tasarımcılar çıksın istiyorum.

Gazetecı Ayson Karabağ’ı Nasıl Tanırsınız?

Genç bir gazeteci olarak gördüm. O zaman 26 yaşlarında biriydi, şimdi 60 yaşında. Ama yine aynı kişi hiç kendisini yıpratmamış olarak görüyorum. Günaydın ve Tan Gazetelerini çok iyi satardı. Sonra Sabah Gazetesi popüler olduğu dönemde bize geldi reklam için. Bende cam mobilya satıyordum. Reklam verecek param yok ama bana diyordu ki, sana reklam yapayım 2 ay sonra ver ona mahcup olurum diye korkumdan verememiştim. Ama her geldiğinde bize farklı bilgi ile gelirdi. Her gelişinde bize iyi teklifler getirirdi. Karabağ, ilk Star TV’deki 10 kişilik ekiptendi. Bize reklam teklifi yaptı ve siteden tek tek dolaştı ama olmadı. O da gitti, Gecem Yatakları’nın reklamını yaptı. Sonra İpek Kanepe’nin reklamını yaptı. Gitti Merinos Halı’nın reklamını yaptı. Çağteks Gelinlik ve Akay Gelinliğin reklamlarını da yaptı. Arko “Her Eve Lazım” reklamına imza attı. Deotak reklamını da yaptı. Reklamlarını izledim hep de iletişimi kesmedik. Yanı basımda Azeri kültürü olan kişi yanı başımda kendimi yenileyerek kendisini geliştirerek gördüm ve Türkiye’de Sekreter Dergisi’ni çıkardı. Sekreterlere eğitim vermeye başladı. Süper Patron Nedir başlığıyla eğitimler vermeye başladı. Şimdi beş kitabı olan, pek çok sanatçıyı meşhur eden, pek çok firmaları marka haline getiren, işini de sıkı takip eden işini severek yapan ve dostluğa değer veren biri olarak gördüm. Ne zaman arasam gelir, hiç doluyum, yoğunum demedi. Ben sosyal medyada baktığımda çok yoğun, ama hiç doluyum demeyen hep boşum diyor. Onun için böyle bir dostumdan komşumdan reklam yapmasını, pazarlamasını öğreneceğim. Bu kişi bağlantısı olan firmaların görünmez pazarlama müdürü olur. İş getirir, iş bağlar, çevresini geniştir. Onunla iş yapacak kişi çok dikkat etmeli. Çünkü çok farklı bir kişiliği olan biri. Kastamonu Taşköprü’ye verdiği katkılar sebebiyle de Kastamonuluların sevgilisi halinde. 45 yıldır hiç ilişkilerim kesilmedi.

Sizin Mobilyada Alanınız Nedir?

Biz sandalye, masa üretiyoruz. Ev için, cafe için, hotel için restaurantlar için masalar sandalyeler ortaya çıkarıyoruz. Çok modern ve kullanışlı çok da kaliteli. Mekânların yerlerine göre özel tasarımlar da yapıyoruz. Yerine göre en şık masa sandalyeleri üretiyoruz.

Liya Sandalye

Deftardar Mah. Münzevi Kişla Cad. Dkn1 13 Eyüpsultan/istanbul  0538 418 62 83 Demirkapi