Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ayson Karabağ

Yalova’daki “Yürüyen Köşk’ün” Hikâyesi

Yalova’daki “Yürüyen Köşk’ün” Hikâyesi

“Ağaç Kalsın, Köşkü Öte Yana Taşıyalım”

Atatürk’ün pek çok örnek alınacak yanları var. Kitap okuma sevgisi, çocuklara verdiği değer, kadınlara verdiği değer, dans ederek oynaması,  giyime verdiği önem, ülkeyi gençlere emanet ettiği fikri, özgür düşünen nesil diyen liderimizin bize verdiği özgürlük bilgisi, çağdaş eğitim ve “Türk Milleti Zekidir” diyen sözü… Bu yönlerini örnek alarak, bilgileri kendimize nakşediyorsak ne mutlu bizlere… Şimdi en etkili hikayesi olan Yalova’da yaşanan bu anlamlı hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Elimizdeki değerlere sahip çıkarak, koruyarak yaşamak gerekir. Elimizde senaryosu yazılmış bilgiler var. Bu bilgileri kullanmak hepimizin hakkı…

2006 yılından bu yana her yıl 10 Kasım iletişimi ile Atatürk’ü anarken; fikirlerini hatırlatan ve Cumhuriyet değerlerinin altını çizen bu Yıl Yalova’daki “Yürüyen Köşk”ün gerçek hikayesi…

Atatürk’ün talimatıyla ulu bir çınar ağacının dallarının kesilmemesi için koca bir köşkün yerinin değiştirildiğini anlatan bu gerçek hikâyeden ilham alınan filmde bahçıvan ve şoför arasında kurgulanan diyalog şu şekilde gelişiyor: “Geçen gün buradaydı. Şu çınar ağacını kesecekken gördü beni. Kızdı da. ‘Paşam, bu ağaç çok büyüdü, köşke de zarar vermeye başladı. O yüzden kesmek lazım’ dedim ama… Sen hayatında hiç böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki onu kesmek istiyorsun! Ağaç kalsın, köşkü öte yana taşıyalım.” Dedi. Ardından şoför şu sözleri söyler: “Memlekete nefes olursan, memleketin nefesini de korursun elbet.” Film, Nazım Hikmet’in “Davet” isimli şiirinin sonundaki şu dizeler ile son buluyor: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür. Ve bir orman gibi kardeşçesine.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü anarken, fikirlerini bir kez daha hatırlatıyor ve Cumhuriyet değerlerini anımsatıyor. “Atatürk’ü anlamak bu ülke için çok çalışmak ve üretmektir” adeta “sessiz bir saygı duruşu ile” her imzası haline gelen 1938’deki 8 rakamının sonsuzluk sembolü ile de Cumhuriyetin Kurucu Lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerinin ve ilkelerinin ilelebet yaşayacağı aktarılıyor.

Atatürk’ün dehasının yanı sıra doğa ve dünya sevgisini de gözler önüne seren gerçek bir hikâye aktarılıyor. Atatürk’ün doğaya hassasiyetle yaklaşımının en güzel örneklerinden biri sayılabilecek 1930 yılından bu yana Yalova’da yer alan ve “Yürüyen Köşk” olarak anılan köşkün hikâyesi, Türkiye ile buluşturduğu filme konu oldu. Ahşap köşke zarar vermeye başlayan ulu çınar ağacının dallarının kesilmemesi için Atatürk’ün talimatıyla köşkün yerinin değiştirilmesini konu alan filmin hikâyesi bahçıvan ve şoför arasındaki kurgulanmış diyalog üzerinden şöyle aktarılıyor:

Bahçıvan: “Geçen gün buradaydı. Şu çınar ağacını kesecekken gördü beni. Kızdı da. ‘Paşam, bu ağaç çok büyüdü, köşke de zarar vermeye başladı. O yüzden kesmek lazım’ dedim ama… Sen hayatında hiç böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki onu kesmek istiyorsun! Ağaç kalsın, köşkü öte yana taşıyalım’ dedi.

Şoför: “Memlekete nefes olursan, memleketin nefesini de korursun elbet.”

Film, Nazım Hikmet’in “Davet” isimli şiirinin sonundaki şu dizeler ile son buluyor: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür. Ve bir orman gibi kardeşçesine.

“8 Ağustos 1930 tarihinde İstanbul Fen İşleri Yollar ve Köprüler Şubesi’nden gelen mimar ve mühendis ekipler tarafından başlatılan çalışma ile köşkün etrafı temel seviyesine kadar kazılır ve

temelin altına tramvay rayları yerleştirilir. Öncelikle köşkün teras bölümü bir günde kaydırılır, geri kalan iki gün içinde de ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi işlemi tamamlanır ve bina 4.80 metre kadar doğuya kaydırılır. Böylece köşk yıkılmaktan, ağaç dalı da kesilmekten kurtulur. Çevre bilinçlenmesi konusunda bir ilk teşkil eden bu olaydan sonra yapının adı ‘Yürüyen Köşk’ olur. Mustafa Kemal Atatürk, dönemin önemli Türk ve yabancı devlet adamlarını burada ağırlamış, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal tarihine yön verecek önemli kararlarını yine bu köşkte almıştır. Atatürk köşke 1930-1937 yılları arasında aralıklarla gelip gitmiştir. Köşk, Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12.07.1980 gün ve 12238 sayılı kararı ile korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır. Köşkün yürütülmesine sebep olan tescilli Çınar Ağacı hakkında 2015 yılında hazırlanan rapor neticesinde Doğu Çınarı (Plantanus Oriantalis) türündeki ağaç 390 yaşında ve sağlıklı olarak raporlanmıştır. 2006 yılında restorasyonu yapılarak halkın ziyaretine açılan köşk bugün Yalova’nın en gözde mekânı durumundadır. Köşkü yılda yaklaşık 50 bin kişi ziyaret etmektedir.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER